Posted by: nursensenturk on: 4 Aralık, 2010
Kışın geldiğini nereden anlarsınız?
Artık üzerinize daha kalın bir şeyler giydiğiniz de mi ayakkabının yerini yavaş yavaş içi yünlü sıcacık botların almasıyla mı? Doğalgaz faturanızın yükselmesiyle mi? Yoksa takvim yapraklarına baktığınızda geçen günlerle mi? Bunlar ve milyonlarca neden kışın geldiğini anlamak için sebep elbet. Ancak okuyucuların dikkat etmediği ama bir gazetecinin hele ki bir internet gazeteciliği yapan kişinin kışın gelişini anlaması çok daha kolay. Gün içinde yüzlerce haberi okuyan, üzerine düşünen, konuşan bizler haberlerin gözümüzün önünden geçişlerini onların video görüntüleri ve fotoğrafları ile zihnimizde iyiden iyiye yerleştirebiliyoruz. Bir olayı hatırlarken eğer o fotoğraf da gözünüzün önünde geliyorsa ya da kimi zaman bir haber sizin için sadece bir fotoğraf karesiyse yine içeriğini anımsayabiliyoruz. Okuyucunun dert etmeden bakıp geçtiği habere kafa yormak gazetecilik aslında. Gazeteciyseniz artık bir gazeteyi, televizyon kanalını ,filmi ,oyunu, konuşan birini bile eskisi gibi göremez olursunuz illa ki bir yorum illa ki bir eleştiri bakış bir şey yapma gereği duyarız. Baştaki konumuza dönersek kışın geldiğini ben nasıl anlarım? Bakarım gazetelerde mavi montlu çok üşüdüğü her halinden belli genç kız fotoğrafı var tamam kış gelmiş demektir derim. Tüm gazetelerin , internet sitelerinin ucu bucu görünmeyen fotoğraf kaynakları varken illaki aynı fotoğraf kullanılır. Biz her kış mavi montlu kızın fotoğrafıyla bilinç altından okuyucuya kışın geldiğini haber vermiş oluyoruz. Her üniversite sınavında kullanılan muhtemelen şimdi mezun evli barklı olan kızın kaygılı sınav fotoğrafı konusuna ise şimdi hiç girmiyorum. Başka zaman….
Son Yorumlar