Posted by: nursensenturk on: 10 Haziran, 2009
Bu hafta en çok konuşulan konulardan biri Nil Karaibrahimgil’in katıldığı bir radyo programında Neşet Ertaş ile ilgili sorulan bir soru üzerine ‘tanımıyorum’ deyişiydi.
Gazetelerde, internet haber sitelerinde yazıldı, yorumlandı, tartışıldı… Akıllara hemen bi soru takılıyor. Peki Nil Karaibrahimgil Neşet Ertaş’ı tanımak zorunda mı? diye.. Cevap ise benim için çok net! Evet!
Türkiye hududları arasında müzik yolculuğu yapan bir şarkıcı olduğu için tanımalı, Neşet Ertaş bir usta olduğu için tanımalı, özellikle üniversite şenliklerinde düzenlediği konserlerde ağzının içine baka baka şarkılarını söyleyen binlerce genç olduğu için tanımalı, ekranlarda, dergilerde (söylediği söz radyoda geçmiş olsa bile) radyolarda sürekli göründüğü için tanımalı, ‘çoookum işteeee çookkk’ diyerek bebelerin bile izlediği ekranlarda görüldüğü akıllara kazındığı için tanımalı….
EVVELİM SEN OLDUN AHİRİM SENSİN…
Neşet Ertaş 40 yılı aşkın süredir sazıyla ve türküleri ile asla çizgisinden taviz vermeden kültürümüzün gönüllü sözcüsü gibidir… Ölürüm sevdiğim zehirim sensin, Evvelim sen oldun ahirim sensin… diyen ustayı ‘tanımayan’ bir şarkıcının yeni nesillere ‘bakın ben tanımıyorum’ demek ki ‘tanınacak biri değil’ hissi vermesine nasıl bir izah bulmalı… Nil Karaibrahimgil, Neşet Ertaş’ı sevmek zorunda değil, dinlemek zorunda da değil, konserine gitmek, arşivine almak zorunda da değil ama tanımak zorunda!!
neşet ertaşı tanımayan yoktur türkiyenin yaşayan büyük ozanıdır nil konuşmalarını tartmalıdır aksi halde ileride üzülecektir.
10 Haziran, 2009 4:59 pm
Oldukça yerinde bir tespit. Yaptığım işle ilgili çalışanları bilmek ve takip etmek zorunda herkes. Gazetecileri tanımayan gazeteci olmayacağı gibi, sanat dünyasında da kimin ne yaptığını bimek zorunda, sanatçılığa soyunanlar.