Mart, 2007 için arşiv

Neydi yere düşen?

Cüzdanımızı açtığımızda aradan fırlayıp giden bir bozuk para mıydı? Yoksa eliniz de kalan yolda giderken atıştırdığınız bir lokma mıydı?

Neydi o gün  yere düşen, karanlığa düşen?
5 yaşındaki Dilara değil miydi? Dilara daha 5 yaşında değil miydi?

Hepimizin içinden neler geçti bu olayı duyduğunda içinde taşıdığı kalbinde merhamet taşıyan herkesin içi gitti, yandı,sızladı.
Hepimiz saydık, sövdük, kızdık… bir şeylerin söylemesi gerektiği gerçekliğini ispatlama telaşındaydık. ‘Bu kadarı olmaz dedik’ ‘Bu kadarı  sadece biz de olur dedik’.

Ama düşen ve annesinin elinden ölüme kayan 5 yaşındaki Dilara’ydı. Bir gün evvel varlığından haberdar olmadığımız Dilara’ydı kayan, düşen ve düştüğü çukurla ölüme giden…

Gözümüzü kapatıp o anı anlamaya çalıştığımızda içi daha çok acıyor insanın. 5 yaşında bir çocuğun annesinin elinden kayıp gitmesi, giderken nasıl baktığını hayal etmek bile çöküyor insanın içine.

Ardından Dilara’nın ‘ihmal’ dedi bazı ağızlar ‘sorumlular cezasız kalmaz’ denildi..Ve bunun gibi nice cümle… Ne bir söz ne bir özür telafisi yok artık. Geriye Dilara için hesap verecek vicdanlar kaldı.